02:00
Tatvan’da son aylarda artan genç intiharları, bireysel trajedilerden çok daha ötesine işaret ediyor.
Bir kentin, bir toplumun, bir ailenin kendi içine doğru çöküşünün sessiz ama yıkıcı göstergesi bunlar.
Artık ortada münferit vakalar değil,sosyal dokuya işlemiş bir kırılma var.
15 yaşındaki bir çocuğun yaşamına son vermesi, yalnızca bir ailenin acısı değildir
bir toplumun gençlerine ulaşamama halinin en karanlık ifadesidir.
Bu topraklarda gençlerin dayanma eşiği neden bu kadar düşüyor?
Bir çocuğu kendi hayatına son vermeye iten boşluk nasıl bu kadar büyüyor?
Bu sorular artık ertelenemez.
Tatvan’da yaşanan bu dalganın kökleri derindir,
Ebeveynlerin çocuklarının iç dünyasından giderek uzaklaşması,
Kuşaklar arası iletişimin tamamen kopması,
Gençlerin duygusal ihtiyaçlarının kapris olarak görülmesi,
Aile içindeki sorunların konuşulmak yerine saklanması,
Çocukların duygusal yüklerini taşımaya yetersiz bir toplumsal çevre,
Mahalle, akrabalık ve dayanışma bağlarının neredeyse kaybolması
Bütün bunlar birleştiğinde, gençler kendi yaşamında görünmez hâle geliyor.
Bugün gençler yalnız değiller,
yalnız bırakılıyoruz.
Tatvan’daki gençlik, sustukça içe kapanıyor,içe kapandıkça karanlık büyüyor.
Gençlerin yaşadığı duygusal çöküşü ergenlik,inat,dönemsel sıkıntı,gibi ifadelerle geçiştirmek artık bir sorumsuzluk hâline gelmiştir.
Gençler anlaşılmıyor,çünkü onları anlamak için toplumsal bir çaba yok.
Aileler çocuklarının güvende olduğunu varsayıyor,çünkü kendi içlerindeki kırılmalarla yüzleşmekten kaçıyor.
Bugün Tatvan’da gençlerin intiharı bir sonuçtur,sebep değildir.
Sebep: toplumsal çözülme, duygusal körlük ve iletişim yoksulluğudur.
Bu nedenle, Tatvan halkının daha fazla zaman kaybetmeden bir araya gelmesi,
bu kırılmayı kabullenmesi ve aynı masada oturarak açık bir toplumsal yüzleşme yaşaması zorunludur.
Artık sormamız gereken soru şudur,
Gençler bize neden ulaşamıyor?
değil,
Biz gençlere neden ulaşamıyoruz?
Çünkü gençlerimizin hayatı, bu sorunun cevabına bağlı.
Ve bu sorumluluk yalnız ailelerin değil, öğretmenlerin, komşuların, muhtarların, mahallelerin, bütün bir toplumundur.
Tatvan’ın bu sessiz çığlığı daha fazla ertelenemez.
Gençler bu toplumun geleceği değil,bugünün acil meselesidir.
Onların sesini duymadıkça, bu kentin yarınını da kaybedeceğiz.
Vefarengi Derneği Ahlat’ta 350 Çocuğa Ulaştı: Örnek Niteliğinde Dayanışma Çalışması
1
Tatvan’da Kuyumcu Dükkanı Açıldı
24722 kez okundu
2
Ali Rıza Deli’den Tatvan Esnafına Net Mesaj: “Laf Değil, İş Üreteceğiz”
5157 kez okundu
3
Vahit Kiler: Bitlis’in Gönüllerde Taht Kuran Adamı
3860 kez okundu
4
Engin Başar Yazdı; TATVAN’DA GENÇLİK KRİZİ: SESSİZ BİR ÇIĞLIĞIN AYAK SESLERİ
3531 kez okundu
5
Erhan Ayaz “Tatvan Otogarı Gitti, Belediye Yönetimi Maketle Teselli Veriyor!”
3376 kez okundu